Tarihi Yerler...

İnlice yolu üzerindeki kaya mezarEski Göcek : Göcek, geçmişte Likya uygarlığının gelişmiş iki kenti olan Telmessos (bugünkü Fethiye) ve Kaunos (bugünkü Dalyan) arasında kalmış bir Likya yerleşimi. Ne yazık ki bir çok nedenden ötürü antik Kalimçe'den bugüne çok az yapı kalmıştır. Ana yerleşim alanı da net olarak tespit edilemediği için de herhangi bir kazı çalışması yapılmamıştır. Ana kaynak olan antik dönem yazarlarının da eserlerinde varlığı ve hikayesi hakkında yeterli bilgi vermemesi yerleşimin geçmişinin sır olarak kalmasını sağlıyor. Ancak koylarda ve Fethiye yolu üzerinde rastlanan kaya mezarlar, anıt mezar ve hamam görülebilir.

Kapıdağ yarımadasında Lydae ( Lidai ) antik kentine ait kalıntılarAyrıca Tersane Adasında antik ve yakın dönemden kalma kalıntılar bulunmaktadır. Bölgenin coğrafi yapısı dikkate alındığında mitolojide yeralan Daidalos ve Ikarus efsanelerinin de Göcek’te geçtiği düşünülebilir.

Göcek'ten tekne turları ile ulaşılan Kapıdağ yarımadası üzerinde ise Crya, Lissa ve Lydae antik kentleri bulunmaktadır.

Ulaşım zorluğu nedeni ile bu antik yerleşimlerde de kazı yapılamamıştır. Ancak bu yerleşimlerden günümüze görülebilir kalıntılar ulaşmıştır.

Fethiye ; eski adı ile Telmessos'un görkemli kaya mezarları
Fethiye : Likya – Karya sınırında bir kıyı kenti olan Fethiye’nin antik çağlardaki adı Telmessos’tur. Akdeniz kıyı bandında kurulduğundan günümüze değin yerleşimin kesintisiz sürdüğü tek merkez olan Telmessos antik kentinin, -ss sonekli ismi nedeniyle, filolojik tespitlere dayanılarak M.Ö. üçbinli yıllara gitmesine karşılık bunu kanıtlayacak somut bilgilere henüz ulaşılmamıştır .

Strabon, Telmessos kentinin yerini “Daidala’dan sonra Likya'da ki dağı kastediyorum, onun yanındaki Likya kasabası Telmessos’a ve limanı olan Telmessis’e gelinir.“ diyerek bildirmektedir. Hemen hemen tüm araştırmacılar antik kentin yerini bugünkü modern Fethiye’nin merkezi olarak göstermektedir. Fethiye kenti yerleşim alanı içerisinde bulunan birçok yazıtta antik kentin ismi olan Telmessos sözcüğünün okunması da bu durumu kanıtlamaktadır.

Telmessos anfi tiyatrosu Fethiye sahilindeTelmessos uzun süre Likya’dan bağımsız bir kent olarak varlığını sürdürmüş fakat politik olarak diğer Likya kentlerinden farklı davranmamıştır. Telmessos da Likya’nın destansı özgürlük ruhunu taşıyordu ve M.Ö. 6. yüzyılda Likya’nın geri kalanı gibi o da Lidya kralına Anadolu’yu fethettiği sırada karşı koymuştur. Yine tüm Likya gibi yüzyıllar boyu Grek kolonizasyonuna karşı durmuş ve kendi geleneğinden ayrılmamıştır.

Yöre zengindir. Ticaret için yöreye gelen Grekler malarya mikrobu yayan bataklıklardan uzak bir bölgede Levissi ( bugünkü Kaya köy) şehrini kurarlar. Meğri bu kentin iskelesi olur. Ünlü gezgin Charles Texier 1850’de Meğri’nin nüfusunun bin civarında olduğunu yazmaktadır. 19.yüzyılın sonlarına doğru Menteşe adı kalkmış, bölge Muğla Paşalığına bağlanmıştır. 1864’te kaza yapılan Meğri’de ilk belediye örgütü 1874’te kurulmuş ve ilk başkanlığa Rodoslu Hacı Mehmet Ağa getirilmiştir. 1900’e doğru Girit ve Trakya’dan gelen Fethiye tepelerinde antik kale surlarıTürklerle nüfuslandırılan Meğri’nin adı Belediye Meclisi’nin 1914’te aldığı bir kararla ilk Türk Hava Şehidi Fethi Bey’in adına ithafen Fethiye olarak değiştirilmiştir.

Şehrin güneyinde yükselen kalenin, Aziz John'un şövalyelerine ait olduğu sanılıyor. Şehrin ilk kurulduğu yer olan kale, bir surla çevrili. Bugün bu surların altında Roma, üzerinde de Orta Çağ'da yapılan surlar görülüyor. Rodos Şövalyeleri bu kaleyi kullanarak bölgeye hakim olmaya çalışmışlar ve limandaki Şövalye Adası'nı kullanarak şehri denetim altında tutmuşlar. Duvarlara oyulmuş birkaç yazı, tarihi belirsiz bir sarnıç dışında, tepenin doğu yüzünde küçük ve basit iki kaya mezarı bulunuyor.

Kayaköy, mistik kokulu gizemli bir atmosfer
Kayaköy : Kuruluşu kesin olarak bilinmeyen ve depremler sonucu birkaç ev tipi mezarı dışında bütünüyle yok olan antik Karmillassos'un üzerinde 14. yy. dan başlayarak kurulmuş bir Rum yerleşimidir. Eski adı Levissi'dir Yaşamı boyunca çevresindeki beş Türk köyünün halkı ile bütünleşen ve dostluk, kardeşlik, barış kavramları üzerinde insanlık dersleri veren Kayaköy bölgemizin gurur kaynaklarından biridir. 1922 yılında Türk ve Yunan hükümetleri arasında imzalanan bir "nüfus değişimi" anlaşması uyarınca, Kayaköyün Rum ahalisi ile Batı Trakya'da yaşayan Türk ahali karşılıklı olarak yer değiştirmiştir.

Lidai ( Lydae )

Dalaman ilçesi, Kapıkargın köyünün güney sınırından başlayıp, Akdeniz'in sularında son bulan Kapıdağ yarımadasının deniz ile bütünleşen uç noktasında yer alan gizemli bir antik yerleşimdir.

Hiç bir anayolun üzerinde olmaması ve kesişim noktalarına çok uzak olması bu antik kentin farkındalığını ve araştırılmasını tamamen engellemiştir.

Sadece zahmetli ve uzun bir patika ve tırmanma yürüyüşü ile ulaşılabilen Lidai antik kentine ait kalıntılar, bu sebeple çok az kimse tarafından bilinmektedir ve akademik bir araştırma imkanı da mümkün olmamaktadır.

M.Ö. IV. yüzyıla ait tek bir sikke ele geçirilmiştir. Ancak bu sikkenin de tanılama açısından kullanılabilecek bir atribü yoktur. Bir ismin sadece ilk iki harfi sikke üzerinde mevcuttur. Daha sonraki dönemlere ait bir sikke ise bulunamamıştır.

Lydae coin - The lost ancient city of Turkey

Geniş bir düzlük ve yükselen tepelere doğru çanak şeklinde bir topoloji üzerine kurulu olan kente ulaşan patikalardan girildiğinde, kısmen oyulmuş ve üzerlerinde çok basit mimari öğeler bulunan mezarlar göze çarpar.

Sağlam kalmış ve tespiti kolay Roma dönemine ait iki büyük anıt mezar en önemli yapılardır. Her iki anıt mezarda depremler neticesinde bütünlüğünü kaybetmiştir.
Kuzeyde yer alan 9,5 x 8.5 m. ölçülerindedir ve basamaklar ile çıkılan bir girizgaha sahiptir. Yapı çevresindeki buluntuların içerisinde tambur mimarisine ait Korint sütun parçaları göze çarpar. Anıt mezara giriş doğudan olup büyük tahribat görmüştür. İç kısımdaki mezar odasında üç duvarı çevreleyen alçak taş sedirler yer almaktadır, sedirin üzerinde üç büyük kemerli niş vardır. Kuzey duvarının dışında ana mezar odasından alt kısmındaki küçük odalara açılan iki kapı vardır. Bu odacıklarda da taş sedirler mevcuttur. Güneydeki ikinci mezar daha büyüktür. Yüksekliği 6.5 m. olup doğu ve kuzey duvarları çökmüştür. Giriş batıdandır. Güney duvarda diğer anıt mezarda olduğu gibi alttaki küçük odalara açılan iki kapı daha vardır.

Kentin ortasında tiyatronun cavea'sına ait olduğunu sandığımız bir duvar parçası gözlemlenmektedir. Tiyatro ile mezar anıtları arasında bir Gymnasion'un olduğu sanılırsa da onunla da ilgili bir ize rastlanmamıştır. Şehrin güneyindeki dik bir tepenin üzerinde sağlam bir duvar işçiliğine sahip olan bir kale yer almaktadır.

göcek belediyesi
  1 Nisan 2007 den itibaren TEKİL ziyaretçi sayısı. 1 Nisan 2007 den itibaren TOPLAM ziyaretçi sayısı.

Google robotunun son ziyaret tarihi

© 2010, Göcek Life